Interview with Tuvana Büyükçınar/Tuvana Büyükçınar Röportajı

Interview:Suna Parlak

Photos:PR of Tuvana Büyükçınar

İstanbul Moda Akademisi’nin moda yazarlığı dersi eğitmeni Yaprak Aras tarafından verilen,aynı zamanda yıl sonu projemiz olan dergimiz için yaptığım röportaj.Keyifli okumalar diliyorum.

İstanbul Fashion Academy’s fashion writing instructor tutorial given by Yaprak Aras,at the same time, the end of the year for the magazine interview I’ve made our project.Wish you enjoyable reading.

Tuvana Büyükçınar  Demir’e sorularımızı mail yoluyla yönelttik, oda tüm içtenliği ile cevapladı :

‘’İş kadınlığı üretkenliğimle birlikte kuşandığım, yaşantımın büyük çoğunluğunu birçok insana kıyasla fazlasıyla kaplayan ve hiç vazgeçmek istemediğim bir kimlik benim için.’’

Tuvana Büyükçınar Kimdir? 

Tuvana Büyükçınar Demir, 1975 yılında İstanbul’da doğdu. Uluslararası başarılara imza atan Tuvana Büyükçınar Demir, Mimar Sinan Üniversite’sinde endüstriyel tasarım bölümünde okuduğu yıllarda moda alanında ilerlemeye karar verdi.

1991 yılında çeşitli dergilerde moda editörlüğü yaptı. 1999 yılında Abdi İpekçi Caddesi’nde, A46 isimli ilk mağazasını açarak sektöre giriş yaptı. 2002 yılında, İstanbul Nişantaşı’nda ilk atölyesini kurdu. 2003 yılında Arda Can ve Selim Demir ile birlikte A46 Organizasyonu kurdu. 2005 yılında en büyük hedeflerinden birini gerçekleştirdi ve Tuvanam markasını kurdu. 2010 yılında Tuvanam Baby Couture markası ile bebeklere özel couture tasarımlar yapmaya başladı.

Tuvana Büyükçınar Demir, 2009 yılından beri MTD üyesi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ediyorum. 


Tasarımcı kimliğinizin yanında bir de organizatör kimliğe sahipsiniz. Tuvana Büyükçınar için artık bir iş kadını diyebilir miyiz?
 

Benim için iş kadınlığı yeni değil neredeyse çocukluğuma uzanan uzun bir dönemi kapsıyor. Moda dünyasına aktif olarak girmem moda editörlüğüyle oldu. Sonrasında sırasıyla mağazacılık, özel siparişler, organizasyon ve tekstil ihracatı geldi. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya başladığım andan itibaren hep daha fazlası için mücadele verdim.

Bugün işimiz söz konusu olduğunda özel hayatımızdan birlikte fedakârlık yaptığımız eşim Selim, organizasyon şirketindeki ortağımız Arda ve tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte çok geniş bir A46 ailesinin fertleriyiz. Kısacası iş kadınlığı üretkenliğimle birlikte kuşandığım, yaşantımın büyük çoğunluğunu birçok insana kıyasla fazlasıyla kaplayan ve hiç vazgeçmek istemediğim bir kimlik benim için.

 Tuğçe Karakaş ve Tuğba Çalışkan tarafından kurulan ‘Dantell’ isimli marka için ‘Tuvanam for Dantell’ isimli ev-tekstil koleksiyonu hazırladınız. Bu nasıl oldu? 

Tuğçe’yle tanışmamız çok tesadüfi, işbirliğimiz ise çok keyifli oldu ve meyvelerinden çok mutluyum. Aynı zamanda organizasyonunu yaptığımız sevgili Merve Terim’in kına gecesinde her zamanki gibi son anda giyinmeye geçmişken Tuğçe de benimle aynı odada hazırlanıyordu ve bir anda bana dönüp: “Bizim seninle çalışmamız lazım. Tabii önce tanışmamız lazım. Böyle damdan düşer gibi olacak ama birlikte bir ev tekstil markası yaratabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Şimdi sık sık odalara kapanıp başka neler yapabiliriz diye beyin fırtınaları oluşturduğumuz saatlerimiz, rutinlerimizden biri oldu. 

Son zamanlarda bazı televizyon  kanallarında moda programları var, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Son zamanlardaki moda programlarındaki artıştan ve içerikleri nasıl olursa olsun ilgi görüyor olmalarından hoşnutum. Bunların yaygınlaşması Türkiye’de artık modanın sektör olarak kabul görmüşlüğünün yansıması, artık moda satıyor, insanlar tasarıma, yeniliğe önem veriyor.

Tüm bunlar Galata Moda gibi etkinliklerle daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşmamızı sağlıyor. Bu televizyon programlarının içerik anlamında var olabilmesi biz modacıların, tasarımcıların devamlı malzeme oluşturabildiğimizin, üretkenliğimizin bir göstergesi.

 İstanbul Moda Haftası kapsamında ilkbahar/yaz 2012 sezonu için Şeker İlavesiz/No Sugar Added bir temayla moda severlerle buluştunuz. Koleksiyon nasıl ortaya çıktı. Tuvana Büyükçınar nelerden ilham alır? 

Şeker İlavesiz, net çizgilere sahip, neşeli, dinamik ve maskülen detaylar barındıran bir koleksiyon oldu. Benim ilham perilerim her zaman Tuvanam ve Tutti markalarını hayat felsefesi olarak da üzerine giyebilen kadınlar.

Sonuçta tüketim için üretmek zorundayız. Bu koleksiyonda evrenden, renklerin ahenginden, canlılardan, doğadaki materyallerden ve onların oluşturduğu sinerjiden etkilendim ve ipekler, organzalar, ipek satenler, kreplerin yanısıra deriyi de metali de, hayvan figürlerini de, danteli de kullandım. Sonuçta ortaya biraz feminist, biraz maskülen, biraz da romantik ve fantastik, yarı neşeli yarı ciddi şehirli bir kadın çıktı 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir karayolları şirketi için kıyafetler tasarladınız ve çok konuşuldu. Teklif geldiğinde neler hissettiniz? Sizin için nasıl bir deneyim oldu? 

Kamil Koç firmasından önce Four Seasons Sultanahmet, Çeşme Nars Otel ve Turkcell gibi farklı sektörlerden firmalara kurumsal kostüm tasarımı çalışmalarımız olmuştu. Hepsi beni çok heyecanlandıran projeler oldu.

Yıllardır kendi imajını zaten oturtmuş olan farklı kurumlara kostüm anlamında yeni dokunuşlar yapabilmek, o kurumun özelliklerini, tüketici profilini gözönünde bulundurarak kendi yorumumu katabilmek ve tüketicilerden bunun geri dönüşünü, beğenisini, takdirini bizzat ve çok çabuk alabilmek gerçekten çok keyifli. 

 İstanbul Moda Haftası’nın moda dünyasındaki yeri sizce nedir? 

Biraz önce belirttiğim gibi sadece İstanbul’da değil, tüm Türkiye’de farklı bir moda algısı oluştu, daha doğrusu oturdu. Artık moda sadece belli bir zümreye ait değil, herkesin tüketebilir hale geldiği bir araç. O yüzden İstanbul Moda Haftası’na da hem ulusal, hem de uluslararası platformda gösterilen ilgiden çok memnunum.

Ben zaten Moda Haftası’nda sergilediğim koleksiyonları aynı zamanda dünyada 15 ülkede 100’ün üzerinde satış noktasına ihraç etmekte olan bir tasarımcıyım. Ben ve birçok meslektaşım bu bağlamda İstanbul Moda Haftası’nın da dünyada daha çok ses getirmesi için aracı olmaktayız. Ben moda tüketimi arttıkça, bu tür organizasyonların başka şehirlerimizde de yaygınlaşacağına inanıyorum. 

Markalaşma yolundaki gelecekle ilgili planlarınız neler? 

Ben hem A46, hem de Tuvanam ve Tutti markalarının marka bilinirliğinden çok memnunum. Bugün hem yıl boyu İstanbul Nişantaşı hem de yaz aylarında Çeşme Alaçatı ve Bodrum Türkbükü butiklerimizle Türkiye’de bayrağımızı dalgalandırabiliyoruz.

Yurtdışında Harrod’s, Bloomingdales, Harvey Nichols gibi markalaşmış mağazalarda bugüne kadar ürünlerimiz satıldı ve satılmaya devam ediyor. Şu an Beyrut’ta çok yakında açılmasını planladığımız monobrand mağazamız, Türkiye için sürdürdüğümüz bayilik görüşmeleri ve Facebook, Twitter gibi sosyal ağlardaki takipçilerimizin de desteğiyle markalarımız büyümeye devam edecek. 

Eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı? 

Geçen sene hayata geçirdiğim Tuvanam Baby Couture markamla ilgili çok yakında gerçekleştireceğim özel projeler var. Bildiğiniz gibi dünyada çocuk modası da çok yükselen trendlerden biri, Suri Cruise’un adına bloglar bile açıldı. Her markamın üzerine titizlikle eğildiğimi ve ekibimle devamlı yeniliklerin peşinde koştuğumuzu belirtmeliyim.  

 
 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s